MUVAFFAK FALAY

İsmet Sıral’ı yazarken, bir şey söylemiştim. Eğer gücüm yetebilirse, böyle isimleri unutturmamak için elimden geleni yapacağım. Ve yine o yazımda, böyle gerçek müzisyenleri, gerçek sanatçıları meraklılarından başkası bilmez, demiştim.

Caz’la ilgili araştırmalarımı yazdığım yazıda, cazın büyük isimlerinden bahsetmiştim. Türkiye’de caz müziği yapan ilk isimlerdendir Muvaffak Falay (dostlarının tabiriyle Maffy). Dünyada cazın büyük ustalarıyla çalmış ve dostluk etmiş biridir aynı zamanda.

1930 yılında İzmir’de doğdu. Annesi Fikriye Hanım Üsküplü, babası Ahmet Fuat Bey Zagrepliydi. Kuşadası Ziraat Müdürü olan Ahmet Fuat Bey, flüt, cümbüş ve tulum çalardı. Ablası klasik keman, kardeşi piyano dersi almıştı. Ağabeyi de mandolin çalıyordu. Muvaffak hep müzik çalınan bir evde büyümüştü. İkindi uykularına yattığında, Mozart ve Bach’la uyuyordu.

Ailesi ona Mafili diye sesleniyordu. Büyüdüğünde bu lakaptan Maffy’yi türetti. Dostları onu böyle çağırdı.

Kuşadası bandosu kurulurken, Muvaffak 12 yaşındaydı. Kayıt yaptırdı. Üç ay gibi kısa bir sürede nota ve trompet öğrendi. Bandoyla sokaklarda müzik yaptılar.

Ailesi onu İzmir Sanat Mektebi’ne yazdırdı. Marangozluk, demircilik gibi meslek öğrenecekti. Ancak bu hiç de ona göre değildi. Bir gün fuara gelmiş olan bir bandoyu takip etti. Trompetçiye elindeki büğülü(flügelhorn)yü çalabileceğini söyledi. Trompetçi ona korneti verdi, önüne nota sehpasını koydu. Bando şefi Fuat Türkoğlu onu çok beğendi ve her gün onu çalıştırabileceğini söyledi. Maffy uça uça kabul etti.

1946’da Ankara Konservatuarı’na trompet bölümüne ikinci sınıftan giriş yaptı. 1948’de caz virüsünü kaptı. Anılarında bunu şöyle anlattı:
“Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası çellisti arkadaşım Kaya Ertan, bir akşam evine davet etti. Sana caz dinleteceğim, dedi. Biz cazı düğün müziği biliyoruz. Müziği duyunca donup kaldım. Meğer Charlie Parker ile Dizzy Gillespie çalıyormuş. Kafamı gramofon borusuna yapıştırıp defalarca dinledim.”

Yedi yıl trompetle yatıp kalktı. Kararını vermişti, caz trompetçisi olacaktı. Caz çalarken yakalanınca okuldan atıldı. Partilerde cazbantlık yapmaya başladı. Kazandıklarıyla plaklar alıyordu. Hocaları yeteneğine kıyamayıp onu mezun ettiler. Mezuniyetten sonra askerliğini yaptı.

1956’da Dizzy Gillespie ve Quincy Jones, dönemin starlarıyla birlikte çıktığı Ortadoğu turnesi sonucu Türkiye’ye gelmişti. Esenboğa Havaalanı’nda onları basta Süheyl Denizci, davulcu Erol Pekcan, tenor saksafon Hayri Matkap, alto saksafon Celalettin Bozkurt ve tabii trompette Muvaffak Falay dönemin popüler parçası “Good Bait”i çalarak karşıladılar. Parça bitince Dizzy Muvaffak Falay’ı kucakladı.

American Caz dergisine verdiği ropörtajda, Türkiye’de müthiş bir trompetçiyle karşılaştım. Öyle ki Miles Davis’le bile boy ölçüşebilir.” Demişti.

Daha sonra Odley Gray’e eşlik etmek üzere Almanya’ya gitti. Avrupa’nın caz klüplerinde dönemin ünlü Amerikan cazcılarıyla çaldı. Oscar Pettiford ve Stan Getz ile tanıştı.

1960’dan sonra İsveç’te bir orkestrayla anlaşıp bu ülkede kaldı. İsmi Avrupa’da duyulmaya başlamıştı. Kurt Edelhagen’den davet alınca, bir ara Almanya Köln’e yerleşti. Alman radyosunda çaldı.

1963’te tenor saksafoncu Dexter Gordon’la iki hafda Kopenhag’da çaldı. Kadro müthişti: Piyanoda Kenny Drew, basta NHOP, davulda Alex Riel ve trompette Kenny Dorham ve Maffy.

1965’de İsveç’e yerleşti ve kız arkadaşından bir oğlu oldu.

1968 yılında New York’a Dizzy Gillespie’nin yanına gitti. Dizzy ona yüksek kalaklı (boru), altın kaplamalı, Dizzy stili bir trompet hediye etti. Dostlukları yıllarca sürdü. Art Blakey, Mc Coy Tyner, Elvin Jones, Art Taylor gibi cazcılarla çaldı. Tyner’ı Anadolu ağıtlarıyla tanıştırdı; öyle ki Tyner Türk müziğine aşık oldu.

Okay Temiz, Elvan Aracı gibi müzisyenleri İsveç’e taşıdı. 1971 yılında Okay Temiz’le kurduğu Sevda grubuyla etnik cazı denedi. Freejazz gibi akımları “gelip geçici” diye nitelendirdi.

1973’te tanıştığı flütçü ve caz şarkıcısı Kerstin Robertsson’dan ikinci oğlu doğdu (1974).

1984’te kendi adına We6 adlı bir album yayınladı. İkinci albümü ise 1993’te yayınladığı Maffy Falay Sextet adlı albümü oldu.

Maffy Türkiye’ye pek az geldi. 1994’te İstanbul Caz Festivali’nde 5 bin kişiye çaldı. Konser kayıtları Golden Horn adıyla aynı yıl Amerika’da yayınlandı.

2005 yılında 12. İstanbul Caz Festivali’nde “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” aldı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda Dizzy Gillespie All Star Big Band’la ve Babylon’da Elvan Aracı Dörtlüsü’yle çaldı.



Derleyen: Gülşen Uslu

[ Geri ]