ERKİN KORAY

Elektro bağlamanın yaratıcısı, İlginç sentez adamı, Türk Rock müziğinin babası…
Erkin Koray 24 Haziran 1941 de doğdu. Tıpkı aynı dönemin diğer sanatçıları Bariş Manço ve Cem Karaca gibi sanatçi bir aileden geliyordu. Annesi Vecihe Koray, İstanbul Şehir Orkestarsında ve Radyo Senfoni Orkestarsinda görevliydi. Babası Enver bey ve Annesi Vecihe hanım oğullari Erkin’ in mühendis veya doktor olmasını istiyordu (tıpkı Cem Karacanın babası rahmetli M.İbrahim Karacanın oğlunun hariciyeci olmasını istediği gibi…) Annesinden almaya başladığı piyano dersleri ile müzikle ilgilenmeye başlayan Erkin Koray'ın rock'n roll'a karşı olan yakın ilgisi, orta öğrenimini gerçekleştirdiği Alman Lisesi sıralarındayken başlamıştır . Alman Lisesinde okurken, arkadaslariyla kendi halinde müzik yapmaya baslayan Erkin Koray, Kendi tabiriyle "ağabeyleri" sayesinde konser verme imkanina kavusuyor ve ondan sonrada konser tekliflerinin ardi arkasi kesilmiyordu. Erkin Koray ve arkadaşları çalışmalarını amatörce sürdürürken karşılarına büyük bir fırsat çıkar. 1957 yılında Galatasaray Lisesinde bir konser verirler. Seyirciler arasında o zaman orta ikiye gitmekte olan Barış Manço da vardır.Erkin Koray ve arkadaşlarından çok etkilenen Manço, bir gün kendisinin de böyle konserler vereceğini hayal ederek müzik çalışmalarını sürdürür.Fakat Konserler arttikca, Erkin Koray’ın derslere olan ilgisi azalıyordu.bu yüzden Alman lisesinden ayrılarak, haydarpaşa lisesine ve en sonunda vefa lisesine kaydoldu. Erkin Koray bu lisede konser verme ve gelirlerini okula birakma karşılığında diploma alabildiğini söyler.
Konserlerinde Dönemin popüler ingilizce parcalarini söyleyen Erkin Koray, bir yandanda niye Türkçe değil diye kafa patlatıyordu. 1962 yılına gelindiginde tarih, Erkin Koray in ilk plağına şahit oluyordu: Bir Eylül Akşamı / Its So Long. 1963 baharında askere giden Koray, 1965 yilinda askerligini Hava Kuvvetleri Caz Orkestrasında gitarist olarak tamamladı. 1966 yılında hem cıkardığı EP ile hemde katıldığı Hürriyet Altın Mikrofon yarısmasındaki basarısızlık, Erkin Koray’a bir süre plak yapmama kararı aldırdı. Fakat verdiği konserlerde Istanbul Plak yetkililerinin dikkatini çeken Koray, zoraki bir şekilde stüdyoya sokulur ve Kızlarıda Alın Askere ortaya çıkar. İstanbul Plak’ a bu başarılı ortaklık 1973 yılına kadar devam eder. 1973 de kendisinden izinsiz olarak toplama bir LP çıkaran şirketten ayrılır ve Doğan Plak’a geçer. 1974 yılında Müge hanımla evlenir, aynı yıl Şaskın ve Feshupanallah isimli 45 likleri ve Elektronik Türküler isimli albümüyle Türkiye müzik piyasasında hakketiği yeri alır. 1975 yılını ise Avrupa da albüm cıkarma uğraşlarına ayırır. My Delight/Blonde Man isimli parçalar Avrupa da piyasaya sunulmak icin hazirlanır. Fakat bu çalışmalar beklenen başarıyı sağlamaz 1977 yılında Erkin Koray Tutkusu isimli albümü piyasaya cıktıktan sonra, başta eşinden ayrılmış olması,sonrasında Türk müzik piyasasındaki olumsuzluklar vb. sebeblerden dolayı, Türkiye den ayrılma kararı alır.
12 Eylül Darbesinin haberini yurdışındayken alır. 1981 sonlarında yurda dönmeye karar verir. Bu dönemdeki Orhan Gencebay - Erkin Koray arabesk-pop çalışmaları Türkiye gerçeğini vurgular. Bu çalkantılı dönemde politikaya soyunmaya karar verir. Ama kıyısından döner. 5 senelik Almanya macerasından sonra 1982 yılında Türkiye ye döner ve Benden Sana isimli albümüyle sevenleriyle buluşur. Ama Türkiye müzik piyasasında değişmeyen durum, ülkeden tekrar ayrılmasına neden olur. Bu defa Kanada’ ya gider . Burada ikinci evliligini gerceklestirir. 1983 yılında Illaki albümü calışmaları sırasında beyin kanaması geçirir. Almanya’nın Köln kentinde tedavisi sürerken yayınlanan albüm, oldukça geniş ilgi görür Bir çok teklif alır. Hatta uzun zamandır görünüp duyulmadığı TRT den bile teklifler gelir 1985 yılında içinde Erkin Koray’ ın 80 li yıllardaki en büyük hiti denebilecek Çöpcüler’ inde bulunduğu Ceylan albümü çıkar . 1986 yılında Gaddar albümü için hazırlanmaya başlar 1987 yılında ekonomik açıdan kendini rahatlatmak amacıyla, taverna tarzında Çukulatam Benim isimli bir albüm yayınlar. Albümde Şaşkin, Sana bir seyler Olmuş gibi eski parçaların yanısıra, "birgecede" üretilmiş hissi veren parçalar yer alıyordu. Bu durumun sebepleri arasında Türkiye ve müzik piyasasının içinde bulunduğu darboğaz gösterilebilir. Rock Müziği öldü denebilecek bir hal almıstı ve ülkede bir arabesk fırtınası esiyordu.(Hatta İlhan İrem gibi bazı müzisyenler bu durumu protesto için bir sure müzik yapmama kararı almıştır ) 1989 yılındaki Hay Yam Yam isimli albümü Cukulatam Benim albümünün olumsuz etkilerini silmeyi başarmıştır. Hay Yam Yam, Hayat Katarı gibi parcaların yer aldığı albümün ardından, bir diğer albümü Tamam Artik piyasaya verilir. Bir cok eski parcasını yeniden yorumlayan Koray, yinede bu albümde bir saheser yaratmayı basarmıstır. Çetin Akdeniz ve Erkin Koray’ ın, Baglama - Elektrogitar diyaloglarından olusan Cetin Ceviz albümü sona erdirir. 1991 yılında Gülhane de Korg’ uyla verdigi konser, Tek Basına Konser adı altında piyasaya sürülür. Bundan sonra 5 yıllık bir suskunluk dönemi geçiren sanatçı bu dönem de zamanını Kanadalı eşinden olan kızı Damla ile ilgilenerek geçirir bir çok konuda olduğu gibi,kızının eğitimi konusunda da farklı bir yol izleyen koray kızını eğitimini kendi üstlenir.
Uzun süre İstanbul'a uğramayan Erkin Koray Bodrum'da Estarabim adlı bir bar açar. Hem işletir, hemde şarkı söyler. Bu dönemde yayın hayatına başlayan binlerce özel radyo'da 'erkin koray klasikleri yayınlanmaktadır.
1996 yılında Ahmet Güvenc ve Asım Ekren le kaydedilen Gün Ola Harman Ola yayınlanır. Akrebin Gözleri, Öfke gibi parcalariyla Rock dinleyecilerini memnun etmeyi başaran Erkin Koray 1999 yılında Devlerin Nefesi isimli albümüyle sevenleriyle tekrar buluşur.
Erkin Koray, şu an İzmir'de yaşamaktadır....


Erkin Koray'dan Sözler
- Ne zaman bir konserde gereğinden az dinleyici varsa , yanlışlığın kendimde olduğunu düşünmüşümdür.Gereğinden fazla olduğu zamanda da... (Erkin Koray)
- Sayın organizatör! Tertiplediğiniz konsere para aldığım için gitmiyorum. Gittiğim için para alıyorum. Bilgilerinize Erkin Koray...
- Dürüstlere "aptallar"diye bakan bir toplum dünya üzerinde kendine yer bulmakta güçlük çeker.Çünkü dürüstlüğü ilke edinmiş ülkeler de onlara "ahmaklar" diye bakarlar. (Erkin Koray)
- Krallar vardır: Halk seçer, veya herhangi bir şekilde gelirler; başlarında taç vardır. Sarayları, büyük servetleri, idare ettikleri halk kitleleri vardır.
Bir de yeryüzündeki krallar vardır, onları hiçkimse seçmiş değildir. Başlarında taçları yoktur, bazen hiçkimse tanımaz onları, paraları da yoktur belki... Belki hayatta kalabilmek bile en büyük sorunlarıdır. Krallardır onlar.... Görünmeyen krallar, Allah'ın seçtiği krallar, ruhları kral olanlar.....
Yüceliklerini, bazen çok dikkatli bakıldığında düşünen gözlerinde veya dudaklarındaki suskunlukta görmek mümkün olabilir... Veya o da olmaz. Esas krallardır onlar...(Ekin Koray)



Derleyen: Âzem Cengiz ŞİMŞEK

[ Geri ]