İSMET SIRAL

İsmet Sıral’I bugünkü gençlerden kaçı biliyor? Caz başlıklı yazımda adını birkaç kere zikrettiğim, Türkiye’nin ilk caz müzisyenlerindendir İsmet Sıral. Yani o çok özendiğim Türkiye’nin ilklerinden biri.

Türkiye’nin bir döneminin isimlerindendir fakat bütün gerçek müzisyenler, gerçek sanatçılar gibi adını meraklılarından başkası bilmez. Eğer gücüm yetebilirse, böyle isimleri unutturmamak için onlar hakkında araştırmalar yazmaya çalışacağım.

İsmet Sıral’la ilgili bana en enteresan gelen, onun saksafonun akordunu baykuş sesiyle yapması ve kurbağalara da saksafonuyla eşlik etmesi. Bu onun doğa sesleriyle bir iç arayışında olduğunun bir göstergesi bence. Keşke kendi anılarını yazdığı, kendi felsefesini ve iç yolculuğunu anlattığı bir kitap bıraksaydı ardında. Ama güzel bir isim bıraktı arkasında İsmet Sıral “Anonim Ruh”.

İsmet Sıral ile ilgili ayrıntılı bilgileri www.ismetsiral.org’da bulabilirsiniz. Resimler, anılar, dönemin diğer isimleri. Ben site yapımcılarının araştırmalarını buraya aktarıp hazırcılık yapmak istemiyorum.

İşte benim okuduğum kitaplarda onunla ilgili karşıma çıkan bilgiler:


1927’de İstanbul’da Fatih’de doğmuştu. 1944’de öğrenimi yarıda bırakmış ve saksafon dersleri almaya başlamıştı. O zamanki adıyla Riyaset-I Cumhur Bandosu’nun –yani Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’nın- saksafoncularından İlhami Hayri Bey hocasıydı.

Askerliğini yaptığı 46-49 yılları arasında da Harbiye Orduevi Orkestrası’nda saksafon ve flüt çaldı. Sonrasında Cüneyt Sermet, Müfit Kiper, Faruk Akel, Muvaffak Falay, Arto Haçaduryan, Celal İnce gibi isimlerle tanıştı ve onlarla çalışmaya başladı.

1953 yılında Cüneyt Sermet ile birlikte Türkiye’nin ilk caz orkestrası kabul edilen Sextet’I kurdular. Arif Mardin, Sevinç Tevs, Hasan Kocamaz gibi isimlerle konserler ve radyo programları yaptılar.

1961 yılında başka bir Sıral Orkestrası kurdu. Davul çalan Turhan Eteke, piyanist Ayhan Yıldız, tromboncu Günnur Perin, solist Hayati Kafe ile… Daha sonra bu gruba Ayten Alpman katıldı. Ve birlikte İsveç’e gittiler. Oya Nayman’la 1962 yılında yaptığı evliliği de bu İsveç macerası için yedi ay sonra sona ermişti. İsveç’te çok başarılı oldular, çok sevildiler.

1969’da Aka Gündüz Kutbay’dan ney dersleri almaya başladı. Ve bu tarihten sonra Anadolu ezgilerini caza taşıdı. 70’li yıllarda rock, caz ve arabesk çalgılar ve çalgıcılarla (!) bir arayış dönemi yaşadı.

1978’de Don Cherry onu New York Creative Music Studio (CMS)’ya götürdü. Burada iki yıl hocalık yaptı. Dönemin ünlü cazcılarıyla doğaçlamalar yaptı. Türkiye’de benzer bir okul kurup hocalık yapmak hayaliydi ancak çeşitli engeller hayalini gerçekleştirmesine izin vermedi. Orada yaptığı müziğin kayıtları Dost Kip’in bir projesiyle hayata geçip meraklılarına ve caz hayranlarına ulaşacak.

1987 yılında maalesef kendi isteğiyle yaşama veda etti.

Ne yazık ki Türkiye’deki çeşitli mekanlarda yaptığı müziği kaydedilmiş değildir. Tek bir albümü ve bazı radyo kayıtları dışında… Yani müziği atmosferde dalgalar halindedir ve teknolojinin gelişip onu ortaya çıkarmasını beklemektedir.



Derleyen: Gülşen Uslu

[ Geri ]